Siyah Müziğin Öyküsü… Amerikan tarihinde yaşanan ırk ayrımcılığı 1950’lerden itibaren özellikle 1960’lı yıllarda müziğin içinde de yer almıştı. Rock and Roll ve Blues beyazların müziğiyken  bluse ve gospel müziğin sentezinden oluşan caz tarzındaki Soul müzik siyahların müziği olmuştu.

Siyah ve beyaz arasındaki ayrım Amerika’da hayatın bir gerçeği olmuş Amerikan tarihinde siyahların yaşam standardının düşük tutulup sefalet içinde yaşamalarına sebep olmuştur.

Siyah Müziğin Geçmişi

Pop müzik sektöründe beyaz sanatçılar zengin olurken siyahlar yoksulluk içindeydi. Örneğin Jimmie Rodgers çok zengin olurken Willie Johnson, Willie McTell ve Charley Patton gibi sanatçılar sefalet içinde yaşamlarını yitirmişlerdir. Elvis Presley ve Chuck Berry o dönemlerde en çok kazanan isimlerin başında geliyordu.

Soul müzik çağdaş siyah müziği temsil ediyordu. Oscar Brown Jr. 1961 yılında çıkardığı Sin and Soul isimli çalışması politik içerikler barındırıyordu. Özellikle James Brown’ın 1968’de söylediği Say It Loud I’am Black And I’am Proud ve Nina Simone’ın 1968’de söylediği Young, Gifted And Black şarkısı siyahların politik içerik barındıran şarkılarına örnektir bu şarkıyı 1978 yılında Aretha Franklin’de kendine özgü tarzda söylemişti.

siyah-muzigin-oykusu
Siyah Müziğin Öyküsü

Soul plakların hemen hemen hepsi ikinci sınıf sayılan siyahların bu duruma karşı çıktıklarını anlattıkları şarkılardan oluşan politik albümlerdi. Kısacası soul müziğe protest müzikte diyebiliriz. Siyahilerin kendilerine özgü ortaya çıkardıkları bir müzik türü vardı ve buna siyah bilinç deniyordu. Daha sonra bu müzik türünü Eric Clapton gibi ünlü müzisyenlerde albümlerinde kullanmaya başladı. Eric Clapton’un BB.King‘le olan ortak çalışmalarını örnek olarak gösterebiliriz.

Country blues beyazların daha çok rağbet ettiği fakat siyahların yaşadığı sıkıntıları ve yaşadıkları ırkçılığı yansıtmadıkları için tepki alan bir müzik türüydü.

1970’lerden itibaren hem siyah hem de beyaz müzisyenler aynı gruplarda çalışmaya başladılar ve böylece müzikteki bu ayrım gittikçe azalıyordu.

Caz müziğin duayen sanatçısı Miles Davis 1969’da yaptığı In A Silent Way albümünde çalıştığı gitarcı beyaz John McLaughlin’di. Davis’in tarzı klasik jazz değil daha çok rock vurgulamalarının olduğu türdü yani jazz-rock diyebiliriz.

Müzik sektörü başta olmak üzere her alanda siyahla beyaz arasında bu ayrımı bitiren hiç kuşkusuz 1968’de hayatını kaybeden Martin Luther King olmuştur. Ancak Trump’ın göçmenlerle ilgili politikaları göz önüne alındığında Amerika’nın yeniden ırkçılıkla karşı karşıya olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki Oscar Brown’ın kızı Maggie Brown Trup’ı ayrımcılık, ırkçılık ve cinsiyetçilik konusunda eleştirmiş ve babasının 1960 yılında yaptığı albümde seslendirdiği The Snake (Yılan) şarkısını Trump’a ithaf etmişti.

Alkışlarımla,

Yurda Yurtseven

İşte siyahların dışlandığını ve ırkçılığı anlatan o şarkı;

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here