Şeyh Bedrettin Destanı Tiyatroda
Şeyh Bedrettin Destanı Tiyatroda

Nazım Hikmet’in ölümsüz eseri Şeyh Bedrettin Destanı tiyatroseverlerle buluşuyor. Şeyh Bedrettin Destanı, 1402 yılında yaşanan Ankara Savası sonrasında meydana gelen Fetret Devri zamanında zulme ve baskıya karşı dil, din, ırk ayırt etmeden yeni, kardeşçe, ortak bir yaşam sürdürebilme hayaliyle ayaklanmış binlerce insanın destanıdır.

Oyunun Künyesi

Yazan: Nazım Hikmet Ran
Yöneten: Kubilay Erdemlikara
Oynayan: Erkan Bektaş

Oyun, 9 Ekim Çarşamba günü 20:30’da Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi Müşfik Kenter Sahnesi’nde oynanacak.

“Olup Mansur, bu yolda verdi bâşın
“Hüdâ aşkında hiç çatmâdı kaaşın
“Münafıklar atarlar tain taaşın
“Bizim mürşidimiz Şeyh Bedreddindir.”
(Menâkıb, s. l38)
Molla Hafız Halil
(Şeyh Bedreddin’in torunu)

BEDREDDİN – HUS – İBNÎ HALDUN
Simavnalı Şeyh Bedreddin Mahmud Rumî (1359-1420), yalnız Türkiye devrim tarihinin değil, bütün insanlık için sosyal devrim tarihinin en ilgi çekici büyük kahramanıdır: Şeyhin zamanına dek medeniyetler, dıştan gelme barbar akınlarının tarihsel devrimi ile yıkılırlardı. Şeyhin zamanındaki Aksak Timur akını o çeşit dıştan yıkıcı tarihsel devrimlerin en sonuncusuydu. Sosyal devrim imkânsız olduğu için muazzam bir medeniyetin yıkılışı antika destanlarda “tufan”, dinlerde “kıyamet” adını alıyordu.Şeyh Bedrettin bu şuursuz medeniyet yıkılışları yerine, insanlığın biricik ve sürekli gelişimini sağlayacak şuurlu devrimi, başka deyimle: Tarihsel devrim yerine sosyal devrimi geçiren en şuurlu ve en orijinal büyük devrimcidir. O bakımdan, sosyal devrimler çağı demek olan modern çağın ilk en önemli müjdecisidir.
Şeyh Bedreddin, kendi çağdaşları sayılabilecek olan İslâm medeniyetinin Aristotales’i İbnî Haldun (1332-1406) dan da, Batı dünyasında Wicleften sonra ilk din reformcusu Çek papazı Jean Huss’ten de önemli kişidir. Gerçi İbnî Haldun : Aksak Timur gibi uykuda gezer “Cihangir”lere metelik vermeyecek değerde moral taşır. Aynı metelik vermeyişi Şeyh’te de buluruz.İbnî Haldun toplum ve tarih kanunlarını Marks-Engels’lere müjdeci olurca izlemiştir. Bu dahiyane buluşları, yâşadığı büyük pratik olaylardan sezmiştir. Ama, bulduğu prensipleri, içinde yaşadığı tarihsel ve sosyal şartlar yüzünden, pratiğe uygulamayı düşünememiştir. Şeyh Bedrettin, teori ile pratiği en canlı, en insancıl yükseklikte sosyal sentezine ulaştırmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here