Ortaçağ'dan Günümüze Kadınlar
Ortaçağ'dan Günümüze Kadınlar

2020’i yılına girmemize saatler kala Ortaçağ’dan günümüze kadın konusuyla ilgili yazmak istedim. Zira 2019 yılı kadınlar için facia yılıydı. Toplam 430 kadın öldürüldü. 2013-2014 arası rakam 200’lerde, 2015-2016 yılında rakam 300’lere, 2017-2019 yılında ise 400’lere çıkmış. Yani her yıl artmaya devam ediyor. Kısacası bu yıl 430 hayat yok olup gitti. İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasına rağmen kadına yönelik şiddetin durdurulamaması akıl alır gibi değil.

İstanbul Sözleşmesi esasında “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”dir. Bu sözleşme 11 Mayıs 2011 yılında İstanbul’da imzalandığı için İstanbul Sözleşmesi olarak anılır.

Peki, bu sözleşme neden İstanbul’da imzalandı?

2009 yılında kadın hakları davası olarak önem kazanmış olan Nahide Opuz davası AİHM’e gönderilmişti. AİHM, Türkiye’yi, kadını korumadığı için mahkûm etmişti.
Bazı duyumlar alıyorum. Bir çok kadının biber gazı spreyi taşımaya başladığını, bazılarının king-box, judo, karate gibi dövüş sporlarına başladığı…
Şiddet şiddeti, nefret nefreti doğurur elbette… Kadın-Erkek eşitliğini sağlamak eğitimden geçiyor. Her ırkın birbirinden üstün olmadığı gibi her cinsiyette birbirinden üstün değildir.

Evrende her şeyin eşit olarak yaratıldığını kabul etmek gerekir. Bunu felsefeciler, sosyologlar, ilahiyatçılar bilir.

Kuran-ı Kerim’de Er-Rahim Allah’ın 99 adından biri olduğu gibi insan varlığının dünyaya gelmesi için kadının rahminde oluştuğu yerdir. Kadın, Tanrı’nın kendi adıyla insanı yarattığı yerdir.

Alevilik-Bektaşilik inancında kadın ve erkek eşitliği asırlardan beri var olan bir düşünce. Hacı Bektaş-i Veli’nin bu dörtlüğünü bilmeyen yoktur.

Erkek dişi sorulmaz muabbetin dilinde
Hakk’ın yarattığı her şey yerli yerinde
Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok
Noksanlık, eksiklik senin görüşlerinde

Ortaçağ kadınların en büyük işkenceye tanık olduğu dönemdir. Hristiyanlığın ortaya çıktığı ve yayıldığı yerdir Roma İmparatorluğu… Kadınlar değersiz ve köle olarak satılır. Hristayanlığın yani din olgularının ortaya çıkıp yayılmaya başlanmasıyla kadın kavramı da önem kazanır. Kadınlar için Meryem Ana önemli bir örnektir. Öyle ki Havva baştan çıkarıcı şeytanmış gibi vurgulanırken Meryem saf ve günahsızdır. Yine o dönemlerde tek eşlilik zorunluluk haline getirilmiştir.

Hukuki çerçevede kadınların tanıklığı kabul edilmez. Süslü ve bakımlı kadınlar halk arasında kötü olarak algılanır. Özgür bir kadın, evli bir erkekle birlikte olurken bu gayrimeşru olarak kabul edilirken, erkeklerin köle kadınlarla birlikte olmasında ise sakınca yoktur. Kadınlar oy kullanamaz, toplumda ve krallıkta yönetimde bulunamazdı. Evlilikler ise kadınlar çocuk denecek yaşta gerçekleşirdi. Toplum patriarka ya da patriyarka yapıya sahipti. Kısacası yıl 2020 olmuş ve kadınlarımız öldürülmeye, hor görülmeye, zayıf görülmeye devam ediliyor. Türkiye kadınlar konusunda Ortaçağın en karanlık zamanlarını yaşıyor.

Dileğim 2020 yılında artık kadınlar öldürülmez, çocuklar tecavüze uğramaz ve umarım 6284 nolu kanunun uygulandığı bir yıl olur.

“Sevmekte kadınlar profesyonel, erkekler ise amatördür.” – Francois Truffaut

Alkışlarımla,

yurda yurtseven
(yurdayurtseven@gmail.com)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here