Nihayet Emily ile Tanıştım
Nihayet Emily ile Tanıştım

Nihayet Emily ile Tanıştım… Sepya mevsimine girdiğimiz şu günlerde, kasvetli havalarda en sevdiğim alışkanlıklarım arasında kahve, kitap ve tabii ki Netflix dizileri-filmleri yer alıyor.

Ekim ayının ilk haftasında yayınlanan ve ilk sahnesinden itibaren çok beğendiğim Emily in Paris dizisini izleyenlerdenim. Senaryosu çok keyifli olduğu gibi Paris’in en güzel, turistik lokasyonlarında ve mekanlarında çekilen sahneleri, Lily Collins’in giydiği kıyafetleri kısacası dizide kullanılan giysi tasarımlarını çok sevdim.

Nihayet Emily ile Tanıştım
Nihayet Emily ile Tanıştım

Lily Collins, meşhur dünyaca ünlü Phil Collins’in ikinci eşinden olma kızı… 1.65 boyunda ve 54 kilo… yüzünde hiç estetik yok. Son zamanlarda izlediğim dizi ve filmlerde oyuncu künyesine baktığımda kadınların estetiksiz görünümünün yanında, defilelerde modacıların doğal yüze sahip mankenleri seçmesi de dikkatimi çekti. Bizim ülkemizde henüz böyle bir durum söz konusu değil. İleriki zamanlarda ne olur bilemem.

Emily in Paris 

Uzun ve kısa ceketler, mini etekler, kırmızı ve yeşil kabanlar, bereler, şapkalar, elbiseler…vs Tarzıma uygun olan trend olduğu için çok beğendiğimi söyleyebilirim.

Dizi bana Beverly Hills 90210, Melrose Palace ve Gossip Girls yapımlarını hatırlattı. Dizide Fransızların karakter yapısını da çok iyi yansıtmış olacak ki Fransız eleştirmenler bundan oldukça rahatsız olmuşlar. Çünkü dizideki genç, başarılı, özgüveni tavan olan genç kadın adeta Fransızlarla dalga geçiyor ve yeteneğiyle onları alt ediyor. Fransa’ya çalışmaya gidenler ise böylesi bir durumu yaşamadıklarını ve diziyi abartılı bulduklarını belirtiyorlar. Fransız eleştirmenler sanırım diziyi çok ciddiye almış olacaklar ki gerçek sanmışlar. Bu tarz popüler kültürü yansıtan yapımlarda abartı vardır ve bu doğaldır. Biraz gerçeklik ve biraz abartı olmak zorunda.

Türk dizilerinin hangisi gerçek hayatla ilgili ya da Amerikan filmlerinin? Eğer bir belgesel hazırlıyorsanız o zaman gerçekleri yansıtmak zorundasınız. Kafama takılan durumlardan biri de dünyadaki bütün dizilerde pandemi sürecinin, virüs önlemlerinin yansıtılmaması.. en azından dış sahnelerde maske takılabilir ve sosyal mesafe gösterilebilir. İnsanlar kendilerini dizilerle aşırı özdeşleştirdikleri için bu ayrıntının kaçırılmaması gerekiyor.

Dizinin kısaca konusu şöyle; Beklenmedik bir iş fırsatıyla Paris’e gitmek zorunda kalan, yirmili yaşlarda hırslı Amerikalı genç kadın Emily saygın ve ünlü bir Fransız pazarlama şirketine girer. Burada Amerikan bakış açısını yansıtmaya çalışır.

Dizi çok pozitif, neşeli, renkli güzel bir dizi izlemenizi tavsiye ederim kızlar…

İyi seyirler…

Nil Yurda

(yurdayurtseven@gmail.com)

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here