Murathan Mungan'dan Kadından Kentler

Murathan Mungan’dan Kadından Kentler Yazarın 16 kentte geçen 16 öyküden oluşan etkileyici kitaplarından biri…

Murathan Mungan’ın bahsettiği kentler arasında İzmir, Trabzon, Bursa, Adana, Amasya, samsun, Ankara, Afyon, Sinop, Diyarbakır, Erzurum, Gümüşhane, Mersin, Kayseri ve İstanbul yer alıyor.

“Kadınlar mutsuz mu bilmiyorum ama Türkiye’de geleneksel toplum modelinin dışına çıkmaya başladığımızda bir türlü yalnızlıkla bedellendiriliyorsunuz. Size kadın olarak ekonomik özgürlüğünü kazanman, bireyselleşmen gerekiyor deniliyor. Öte yandan hem geleneksel aile yapısı içerisinde varlığını sürdüreceksin, hem hayatını kazanacaksınız, akıllı olacaksınız, kimlik kazanmaya, birey olmaya başladığında aslında bu kadınlara ait bir yarılma başlıyor.” (Murathan Mungan)

“Bir insan kendinde keşfetmediği bir şeyi nasıl bilebilir”

Kitabı okuduğunuzda öykülerde geçen kadınların şehirlerle birebir pekiştiğini anlayacaksınız.
Anlatılan öykülerde her kadının yüz ifadesinden hüzün akıyor. Öyle ki Murathan Mungan’ın cümlelerinden adeta bu hüzne dokunabiliyorsunuz. Kadınlar uzaktaki kadınlar değil yanınızda, yakınınızda olan kadınları anlatmış. Kitabı ilk okumaya başladığınızda neler yazdığını tahmin edebiliyorsunuz ancak üzerinizde bıraktığı güçlü etkiyi tahmin etmeniz imkansız. Bir kadının hüznünü, yaşadığı kırıklıkları hissedebiliyor ve anlayabiliyorsunuz. Belki bu duyguları yanınızdaki kadınlara hissetmeyebilirsiniz ancak bu kitabı okuduğunuzda anlamış olacaksınız.

“bazı sabahlar ayna karşısında kendinize bayancı gözlerle başka türlü bakarsınız.”
“Dünyayla yarışıp itişen kadınlardan değildi.”
“Hiçbir şeyin memnun etmediği bu adamları ille de mutlu etmeye ömrünü adamış kadınları, onların beyhude gayretlerini düşünüyor.”
“tıpkı ne olduğuna tam karar verilemeyen bu ara renk gibi, ara durumlar, ara duygular, belirsizlikler, bulanıklıklar yok mudur? Herkesin içinde, hayatında seçimlerinde? İnsan kendine bile tanımını tam yapamadığı, çoğu kez istese de yapamayacağı duygular, durumlarla iç içe yaşamaz mı? Her şeyin niyesini, nasılsını o kadar bilerek mi yaşıyoruz sanki?
“Geçmişin hayaletleriyle karşılaşmak, kimi zaman can sıksa da, insana bazı eşiklerin atlatılmasında önemli kolaylıklar sağlardı. Yaşamı geri kalanıyla değil de keşke sadece yeni başlangıçlarla tarif edebilseydi insan!”
“Hayatta bir kere geç kaldın mı, hep geç kalırsın”
“Dostluk ve düşmanlık ne çabuk yer değişteribiliyor, diye geçirdi içinde. İnsan bir muammaydı. İnsanın kendi kendini tanımadığı anlardan korkardı.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here