Koton'da Neler Oluyor?
Koton'da Neler Oluyor?

Geçtiğimiz hafta Twıtterda #KotonluysakKeder tagiyle bir protesto başlatılmıştı. Bir anda herkes Koton’da Neler Oluyor? sorusunu sormaya başladı. Merak edip baktım zira bütün sorunlar önce Twitter üzerinde duyulup, çözülebiliyor. Bu yüzden Twitter’ı diğer sosyal medya platformlarına göre çok daha etkili bulanlardanım.

Bir markanın ürettiklerinin kalitesinden önce şu önemli olmalı çalışanlarına sağladıkları iş ortamı, sosyal haklar yani öncelikle çalışanlarına kaliteli çalışma ortamı sağlayın. Çalışma şartlarınızı iyileştirdiğinizde kaliteli bir marka olabilirsiniz. İşçiler olmadan asla patron olamazsınız. Öncelikle bunu beyninize yazın.

İşçilerinize her tür mobing baskı yaptığınız sürece iyi ve kaliteli bir verim alamazsınız bu da kaliteli ürünler çıkarmanıza engel olur.
Moda sektörü tamamen yaratıcılıkla ilgili… Sizler tasarım bölümünde ya da görsel sunum bölümünde çalışan personelinize baskı yaparsanız ondan kaliteli bir ürün ortaya çıkarmayı beklemeyin.

Koton’da çalışan bir personelin açıklaması aynen şöyle;

“Merhaba, ben görsel sunum uzmanı olarak çalışıyorum. Bizden istenilen ve beklenilenler o kadar fazla ki. Verilen ücret asgari ücretten çok az bir fark. Bazen gün içinde birden fazla uygulama isteniliyor ve temrin süresi verilip hepsini kısa zamanda yapılmasını istiyorlar. Fotoğraf ve videoyla da yapıldığında inandırmaya çalışıyoruz. Bir haftada yapılacak uygulamaları tek günde birkaç saat içinde bitirmemizi bekliyorlar. Gün içinde 60-70 koli yollayıp duvarlardaki option sayılarından puan kırarak denetim yapıyorlar. Her ay florset yollayıp 3-4 gün koca mağazayı tek başımıza değiştirmemizi istiyorlar. Uygulamalar için belirli bi gün yok, yapılan her toplantıda gezilen her mağazada fikir değiştirip sürekli başka bir şey istiyorlar. Bir düzen yok. Görselciysen her şeyi hemen yapmak zorundasın. Her gün işten çıkıp eve gittiğimde hem beynim hem de vücudum yorgunluktan bitmiş oluyor. Aldığımız ücretle çektiğimiz çile asla birbirini karşılamıyor. Yazın ortasında akşam saat 9’da mağaza klimaları kapanıyor tasarruf yapmak amaçlı şirketin düşündüğü yöntem ve mağaza kapanış saatlerine doğru yetiştirmeye çalışırken sıcaktan bayılır derecesine geliniyordu, gelen müşteriler de neden 9’da klima kapanılır diye sordukları halde açılmıyordu. Günlük 14 lira yemek hakkını belirleyen kişiler tarafından yetersiz bulunğunu getiren kişilere de verilen cevap “her gün aynı menüyü yerseniz yeter” cevabı oldu. 1,5 yıl AVM mağazasında çalıştım hiçbir şekilde personeline değer vermeyen rezil bir firma ve asla dedikleri saatlerde mesai bitmiyor hatta ve hatta mesai uzatıldığında onun saatlerini vermiyorlar, yemek ücretleri çok az hem 5 insanın yapacağı iş yükünü 1 kişiye yıkıyorlar hem de en ucuz yerde iki lokma yemek içni günlük komik rakamlara gelen yemek parası veriyorlar umarım sonucunuzu alırsınız.

Kısacası Koton çalışanlarının sorunları büyük bu yüzden talepleri var. İşte o talepler;

Çalışma saatlerimizin shiftimizle birebir uygun olmasını ve bunun dışında çalıştığımızda ya da gişyerine toplantı vb. nedenlerle geldiğimizde bunun mesai olarak işlenmesini istiyoruz.
– Gece çalışmasının çift saat olarak yazılmasını ve yemek parasının verilmesini istiyoruz.
– Yemek parasınız en az 25 TL olmasını istiyoruz.
– Part çalışanların saatlerinin sabit olmasını istiyoruz.
– Yol ücreti ve maaş ikramiyesi istiyoruz.
– Market ve kıyafet çekleri istiyoruz.
– Sayım açıklarının çalışanlardan kesilmemesi ve prim sisteminin uygulanmasını istiyoruz.
– Mobbingin önüne geçilmesini istiyoruz.

Koton çalışanları olarak acil taleplerimizdir. Koton’da çalışan tüm arkadaşlarımızı örgütlü ve güçlü olmaya çağırıyoruz. Artık bu sömürüye hep birlikte dur diyelim.
Sen varsan daha güçlüyüz…

İşim gereği tanıtımını, reklam yazarlığını yaptığım yerler, markalar oldu. Otel, parfüm, kültür ve sanatsal alanlar, turistik yazılar, bazı markaların kampanya reklamları vs. Bana göre bir marka şayet çok kaliteli ürünler üretiyorsa ve çok beğeniliyorsa bir mankene, reklamlarında oyuncuya ihtiyaç duymaz hatta abartılı reklamlar yapmaya gerek duymaz. Etkili bir sloganla dahi kitlelere ulaşabiliyorsunuz. Yani reklamlarınızda yüksek miktarlar karşılığında Fahriye Evcen’i, Bensu Soral gibi manken-oyuncu vs oynatmak adına işçilerinize çektirdiğiniz azabın hiçbir mantıklı açıklaması olamaz. Reklam filminde oynayacak olan oyuncu umarım Koton’la olan reklam sözleşmesini fesh eder ve Koton çalışanlarının şartlarının kabul edilmesinde onun da etkili bir desteği olur. Zira çalıştığınız, imza attığınız, reklamlarında oynadığınız işletmenin, markanın o anda üyesi olursunuz. O yüzden Koton reklamlarında oynayan popüler kişilerin bu olaya kayıtsız kalmamasını, duyarlı olmaları gerektiğini düşünüyorum.
Ürün kalitesini düşürerek, çalışanlarınıza maddi-manevi eziyet çektirerek bunun yanında fahiş rakamlarla reklamlar yapmak hiç akıl işi değil. Oldukça trajik bir o kadar da ironik bir durum.
Umarım Koton çalışanlarının şartları kabul edilir ve herkes mutlu bir şekilde çalışmaya devam eder.
Sadece iş verenlere, patronlara…vs her neyse şunu söylemek isterim o koltuğa oturmadan 20 yıl öncesine gidin o zamanlar neredeysiniz. Belki bir işçiydiniz, belki işi öğrenmeye çalışan bir stajyer, belki de mesleğine karar verememiş bir öğrenciydiniz. Empati yapın ve uzlaşmaya çalışın.

Ülkemizde işçilerin köle gibi çalıştırıldığı tekstil sektörü gerçekten çok zor. Konfeksiyonundan, uzmanına, tasarım bölümünden, depo bölümüne, satış bölümünden, kasiyerliğe kadar kısacası bütün bölümlerde de zor şartlarda çalıştırılıyorlar. İşleri sıkıntılı ve bir o kadarda stresli ne yazık ki…

“Bir sürü işsiz var zaten, yenisini alırız” demeyin. Perakende-mağaza sektöründe zaman ve kaliteli ürünler üretmek, deneyimli, vasıflı personellerle çalışmak çok önemli.  Şu zamanda doğru dürüst iş bulmak zor olduğu gibi doğru-dürüst eleman bulmak da kolay değil. Bunu hatırlatır Koton işçilerinin yanında olduğumu belirtmek isterim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here