Kolektif'den Marx'ın Orkestrası

Kolektif’den Marx’ın Orkestrası Marx teorik metinler üreten bir yazar olmanın yanında aynı zamanda büyük bir kavganın, dünyayı değiştirmenin hareketi içindedir. Makinenin bir parçası ve bu parçaları bir araya getirerek yaşadığı zaman içinde tarihsel bir dönüşümün siyasi imkânları için hareket etmekten kaçınmamış biridir.

Bu büyük orkestrada hem kendisidir var olan hem de kendisinin adıyla anılan bir mücadeleye giren emek vermiş başkalarıdır. Marx kendi başına bir orkestradır aslında… Marx’ın Orkestrası sınıf mücadelesini, farklı seslerden, araçlardan oluşan kolektiflik olarak gördüğünü söylemektedir bizlere…

Marx’ın Orkestrası birbirinden farklı on yazar kaleme almış. Makalelerin her biri, seçtiği özneyi, kendi mekânsallığı ve tarihselliği içinde biçimlerken, kesişen yolların da bir haritasını çizer. Kitabı bitirdikten sonra bu çoğul mekanlı sahnelerin devrimci mücadelenin eş zamansallığıyla birleştiğini görürsünüz. İrlanda’nın özgürlük mücadelesini, İngiltere’deki işçi hareketlerini görürsünüz. Almanya’da, Fransa’da yükselen toplumsal hareketler ve arka fonda başka ülkelerin silüetini görürsünüz. Merkez de ise fiziksel ve düşünsel bir biçimde zorunlu yer değiştiren bir çok insanla temas halinde olan farklı mekanlarda meydana gelen bu hareketlerin sahipleri Marx ve Engels durur.

Aslen İktisatçı olan Karl Marx 5 Mayıs 1818 yılında Almanya Rhine Eyaletine bağlı Trier kasabında dünyaya gelmiştir. Orta öğrenimini burada tamamlamıştır. Berlin ve Bonn üniversitelerinde hukuk eğitimi alırken tarih ve felsefeye ilgi duymuştur. Hegelci E. Gans’ın derslerini takip etmiştir. 1841 yılında ilkçağ filozoflarından Demokritos ve Epikuros’an felsefesine ilgi duymuş ve bunun üzerine tez doktorası yapmıştır. Dinin maddecilik yönünden eleştirisi yapmıştır. Daha sonra Hegelcilere katılmıştır.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here