Jose Saramago’dan Körlük 1998 Nobel Edebiyat Ödülü’nünde sahibi olan Körlük Jose Saramago‘nun olağanüstü gözlem ve analiziyle betimlediği güzel kitaplarından biri.

Körlük, adı bilinmeyen bir kentte arabasının direksiyonunda ışığın yeşile dönmesini beklerken aniden kör olan bir adamın hikayesini anlatıyor. Ancak bu körlük karanlıklara değil, bembeyaz bir boşluğa gömülen bir körlük. Bu olaydan sonra körlük tüm kente yayılmaya başlar. Ülkede yönetim ve düzen kalmaz ve bütün körler karantinaya alınır. Kötü bir kaos, pislik, açlık ve zorbalık hüküm sürmeye başlar. Yaşam durur, insanların tek amacı vardır ne olursa olsun hayatta kalmak.

Roman, kentte bir akıl hastanesinde karantinaya alınan ve oradan kurtulduktan sonra birbirinden ayrılmayan biri çocuk yedi kişiyi anlatıyor. Aralarında gözleri gören tek kişi olan ve gruptakilere yardım eden bir kadın vardır sadece… Bu yedi insan cehenneme dönen kente hayatta kalmak için mücadele etmeye başlar. Kitap kaotik dünyanın, insanın karanlık yüzünü anlatıyor.

Körlük, felaketi yaşayan kentte insanların nasıl bencilleştiğini ve değerlerini kaybettiğini anlatıyor. Jose Saramago romanını şiirsel bir dille anlatmış. Kütüphanenizde olması gereken bir kitap.

Jose Saramago Kimdir?
Portekiz edebiyatının dünyaca ünlü yazarlarından biri olan Jose Saramago 16 Kasım 1922 yılında Portekiz’in Azinhaga Ribatejo kentinde doğmuştur.
Yoksul bir köylü ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Lizbon’da öğrenim gören yazar bu sırada kırsalda çalışmıştır. Ekonomik nedenlerden ötürü okulu bırakmak zorunda kalmıştır.
Makinistlik eğitimi aldıktan sonra teknik ressamlık, editörlük ve çevirmenlik gibi birçok iş yapmıştır. 1993 yılında Kanarya adalarına yerleşen Jose Saramago Pilar del Rio ile evlenmiştir. 18 Haziran 2010 yılında hayata gözlerini yummuştur.
Roman, deneme, şiir ve oyun kitapları yazan Jose Saramago’nun ilk kitabı olan Günah Ülkesi 1947 yılında yayımlanmıştır. Bu kitabından sonra uzun bir müddet roman yazmamıştır. Düz yazılarında nokta ve virgülden başka noktalama işareti kullanmamıştır. Üslubunda ise muzip bir tavır görülür. Bu onu diğer yazarlardan ayıran önemli bir etkendir.
1966 yılında Muhtemel Şiirler kitabıyla edebiyata dönen yazar Ricardo Reis’in Öldüğü Yıl romanında Avrupa’da gittikçe artan faşizme karşı bir eleştiri niteliği taşır.
1991 yılında yayımladığı İsa’ya Göre İncil kitabında ise şeytan ve Tanrıyı ters yüz ederek kilisenin onu aforoz etmesine neden oldu. 1995 yılında en büyük romanlarından biri olan Körlük kitabını yayımlamıştır. Bu kitabında ise ne kahramanların ne de mekanların yeri belli değildir.
Okuyucuyu sadece körlükle baş başa bırakmak istemiştir. İnsanların maddi körlüğün özelinde nasıl manevi körlük yaşadıklarını anlatmaya çalışmıştır. Ayrıca bu eseri sinemaya uyarlanmıştır.
Yazarın son kitabı olan Kabil’de ise kutsal kitaplarda adı geçen Habil ile Kabil’in hikayesini anlatmıştır. Bu kitabında yazar herkesin bildiği üzere Kabil’i kötü kardeş olarak yazmamıştır. Kendi kaleminden çıkan farklı bir dinler tarihi kitabı olarak değerlendirilmiştir.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here