Emperyalist Uygarlığın Aracı Faytonlar
Emperyalist Uygarlığın Aracı Faytonlar

Cuma günü Ekrem İmamoğlu Büyükada’ya gelerek elektrikli binek araçlarıyla ilgili bilgi verdi. Öğlen saatlerinde ben de küçük bir alışveriş için Büyükada’ya gittim ve dönüşte iskelede beklerden konuşulanları aktarıyorum “Ekrem başkan geldi ancak İçişleri Bakanlığı, kaymakamlığa talimat vermiş, adamın her hizmetini engellemeye çalışıyorlar.”

Karayolları araçların geçeceği yerler için izin vermemiş, bu nedenle proje olduğu yerde kaldı. Ekrem İmamoğlu, Büyükada’ya adım atar atmaz bu defa “Hiç Güzel Olmadı” pankartıyla ve protestosuyla karşılaştı. Protesto, slogan, eleştiri bunlar güzel şeyler keşke AKP’ye karşı bu cesaretide gösterebilseler…

Atlara “Yazık” dediniz. İBB’nin önünde çadır kurdunuz.

Elektrikli araçlar getirildi yine aynı şeyi yaptınız.

AKP döneminde hanginiz İBB’nin önünde slogan atma cesaretini gösterdi.

Sıkıysa gidin AKP il binasının önünde “özgürlük!” diye bağırın.

“Faytonlar Adalar’ın sembolüydü” demek kolay. 2 yıla yakındır Heybeliada’da yaşıyorum ve hiç faytona binmedim. Her markete gittiğimde o atları çok iyi gözlemledim, sizin gibi keyfi gözlerle bakmadım. Atların zorlandıklarında nasıl nefes alıp verdiklerini, dişlerini sıkıp üst damağını gösterdiklerini, yorgun olduklarında ön ayaklarını arkaya doğru çekip, ileri geri hareket ettirerek rahatlamaya çalıştıklarını, stress olduklarında arka ayaklarını boşluğa doğru iterek tekme atmaya çalıştıklarını, sinirlendiklerinde ise yanından geçen insanlara kişneyerek tekme atmaya çabaladıklarını bir ben bilirim.

Sözün özü “faytonlar Adalar’ın sembölü” demek kolay. Her hayvan doğanın sembolüdür. İnsan varlığının yaşamını sürdürdüğü, mülkiyet düşüncesinin olduğu yerlerin sembolü değildir. İnsan psikolojisini bilmeyen, hayvan psikolojisini hiç bilmez. Atların yeri çiftliklerdir, vadilerdir, yaylalardır.

Fayton, Fransızca bir kelime olan “Phaeton”dan geliyor. İlk olarak M.Ö. 2800’lü yıllarda Mısır’da firavunlar tarafından kullanılmış. Faytonları savunan güya bazı Sosyalistler belki bilmezler, ülkemizde ise ilk olarak Osmanlı Dönemi’nde İstanbul’da Sultan Abdülmecit zamanında saray arabası olarak kullanılmış.

Ortaçağ’da kralların-kraliçelerin-imparatorların aracı olarak kullanılmış faytonlar… Yahu şu teknoloji çağında bile ne çok krallarımız, kraliçelerimiz varmış. Dünya sömürgeci mantığıyla birlikte kapitalist uygarlığa doğru yol alırken faytonlarda çalıştırılanların hemen hemen hepsi Afrika’dan getirilen kölelelerdi. Hayvanlar günümüz Kapitalist uygarlığın keyfi, tatmin aracı olmamalıdır.

Sizlere, babası Galata’da altı yıl yaşamış ve Topkapı Sarayı’nda saatçi olarak çalışmış olan Jean-Jacques Rousseau’yu okumanızı öneririm.

Bir özeleştiride bulunmam gerekirse, elektrikli araçların modeli ve tasarımıyla ilgili üç model belirlenip bunlar Ada halkının tercihine göre seçilmeliydi. Araçların tasarımı tek renk olmalıydı sarı, mavi, yeşil, mor, turuncu gibi, desen olarak da geometrik şekil yerine çiçek desenleri kullanılabilirdi.

Alkışlarımla,

(yurdayurtseven@gmail.com)

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here