Demonisia'da Yaşam

Nerede güzel bir yer olsa oranın yok edilmesi ne yazık ki ülkemizde alışkanlık haline getirilmiş. Bürokratik işlemler, yasal kurallar çerçevesinde yapılsa bile birileri kurnazlık yaparak yasaları dahi umursamadan, birilerini kandırarak işlerini yürütebiliyorlar.
Olan doğaya, insan yaşamına oluyor. Bu topraklarda, insanlar kendi kendine haksızlık etmekten büyük zevk alıyor. Birileri ise buna göz yumuyor. Ne acı öyle değil mi?

Trajikomik… Dante yaşasaydı nasıl bir komedya yazardı? Yaşadığınız yeri cehenneme çevirirseniz diğer taraf dediğiniz yere hangi yüzle, nasıl gidersiniz?

Heybeliada ailemin 1960’lı yıllarda adım attığı yer. Bir süre yaşamışlar burada sonra bazı nedenlerden dolayı ayrılmak zorunda kalmışlar. Yıllar sonra ise tekrar geri döndük. Bundaki en büyük etken ise 2015 yılında Bozcaada’ya gitmemle oldu.

Yılın ilkbahar-yaz aylarında ben ada da yaşamalıydım. Begonvillerin, hanımelilerin, mimozaların duvarları sardığı ve sokaklara yaydığı koku eşliğinde yürümeliydim adanın sokaklarında.. bisiklet süren çocuklara selam vermeliydim, birbirine sarılmış, selfie çeken sevgililerin romantik anlarına tanık olmalıydım… Her sabah ve akşam Değirmenburnu’ndaki orman yolunda yürüyüş yaparken diğer yandan karşı yakadan gelen vapurlara, motorlara göz kırpmalıydım.

Demonisia'da Yaşam
Demonisia’da Yaşam

Komşuluk denilen his burada hiç yok olmamış. Metropol kavramını burada hissedemezsiniz. Büyük kocaman plazalar, rezidanslar arasındaki soğukluk burada yok. Bana göre bahçesi olmayan ev soğuktur.

Vapur yolculuğunu seven biri olarak saatlerce denizin ortasında olsam inanın hiç bıkmam… O derece, denizi izlemek sevdası vardır bende… Benim bu ada sevgim biraz da islomania diyebilirim. Evet, ben bir islomaniayım. Yani ada manyaklığı, ada da yaşamaktan keyif alan, dışarıdaki hengameye, sahteliğe, yalan hayatlara yüz çeviren, isyan edendir. Biraz anarşist bir duygudur ada da yaşamak. Hele benim gibi yazarak hayatınızı idame ettiren biriyseniz ada, meslektaşlarım için en ideal yerlerden biri diyebilirim.

Heybeliada’da Kesilen Ağaçlar

Antik dönemde Adalar ‘Halkın Adaları’ anlamına gelen ‘Demonisia’ olarak anılırmış. Lakin Halkın Adaları’nda halk plajlara 30-60 lira karşılığında plajlara gidip güneşleniyor, denizde yüzebiliyor. Eskiden böyle değilmiş. Adalar gerçekten halkın adasıymış. Şimdi ise ‘Rantçıların Adası’ olmuş.

Vapurla geldiğinizde Heybeliada’nın, Burgazada Deniz Kulübü’nün karşısında olan yüzünün dazlak gibi kazındığını görmüşsünüzdür. Geçtiğimiz günlerde ada sakinleri bu durumu protesto etmek için bir araya geldi ve basın açıklaması yaptılar. Eski dönemlerde Deniz Hamamı olarak anılan ve 120 yıllık bir plaj olan Sadık Güzel Orman Plajı aynı zamanda İsmet İnönü’nün de denize girdiği yerdir.

Plajı Green Beach sahibi İsmail Cevahir almış. 29 Mayıs 2019 tarihinde 2 milyon 675 bin TL bedeli karşılığında 5 yıllığına ihaleye verilmiş. Burada yapılan inşaat çalışmaları için İBB Başkanlığı KUDEP imzasıyla ‘basit onarım ve tadilat’ izni alınmış. Burada komik olan İBB’yi dahi ‘basit onarım’ diyerek yanıltmışlar. Oysa basit onarım dedikleri yerde ağaçlar kesilmiş ve alan tamamen hafriyat haline getirilmiş.

Demonisia'da Yaşam
Demonisia’da Yaşam

Heybeliada sakinleri de avukat Mustafa Lütfi Kıyıcı’yla birlikte plajın tarihi dokusunun bozulmasına “Daha önce olmayan kotlar oluşturuldu. Sit alanına aquapark ve havuzlar yapılacak. Erguvan olmak üzere birçok ayva ve söğüt ağacı kesildi. Buna nasıl izin veriliyor?” şeklinde tepki gösterdiler. Bu tepki üzerine de Adalar Belediyesi yapı tespit tutanağı tutarak projeyi durdurdu.

Heybeliada sakinlerinin diğer isteği ise yaz aylarında denize girmeleri için kendilerinden ücret alınmaması…

Umarım Adalar tıpkı eski tarihlerde olduğu gibi Halkın Adası olur.

 

Alkışlarımla,

yurdayurtseven@gmail.com

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here